
Den bile yaptıysa artık bir bildiği vardir diyorum.
1- Bloguna neden bu adı verdin?
Blog yazmanın içsel tatmini ile alakalı birşey olduğunu düşündüm.
2- Blog yazarken star tribiyle istediğin, olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?
Kahve ya da çay ilk sırayı alır heralde. Olmadı sigara falan. Düşünürken höpletilcek şeyler.
3- En son satın aldığın garip şey.
Sensin garip. Ders notu aldım. öf.
4- Şeker gibi olduğun anlar.
Sevgilimin sözünü tuttuğunu farkettiğim anlar ve annemin gönlünün zengin olduğu anlar.
5- "Arkadaşım artık sormayın şunları" dediğin şeyler?
Okul bitmedi mi? Ya da kaç dersin kaldı?
6- Seks'in sendeki rengi?
Sümük rengi.
7- Aynaya bakınca gördüğün?
Diş macunu lekeleri. Sonra da dişlerimdeki lekeler. garip.
8- "Kendini okutan blog" dediğin?
Basmakalıp cümlelere takılmayan vikipedya özentisi olmayan ve kendilerine özgü bir "sense of humour" içeren bloglar.
9- Bu blog sahibi/sahibesiyle karşılaşabileceğin yerler.
Buca dokuz çeşmeler, bostanlıdaki bilimum cafeler, alsancak sokakları . MMMigros : ))
-----
..MİM you all: Eda, Yargı ve Yeşer. Biliyorum ki yapmayacaksınız : )))
What the MİM are you talking about?
. Sel 0 çığırtkan
Kapılar.
Yaz okulu başladı, lisedeymiş gibi hissediyorum. Pazar akşamı stresi, uykunun yetmemesi, hayvan gibi uyusan dahi 7 de giyinip hazırlanmanın verdiği acı. 514, buca, dokuz eylül, olayları piyasa yapmaktan ibaret veletler, etrafa pis bakışlarla cevap veren ben, çok fazla genç, çok fazla genç, çok fazla öğrenci... Yorgunum, yorgunum, pmsim, uyumsuzum, mutsuzum, yorgunum.
Bi den'e gücüm yetiyor hatta. bi de n'e de sin?
Bu yaz tatile gidebilecek miyiz? Derslere kopmadan devam edebilecek miyim? Sınavlara nasıl çalışıcam bu sefer? Annem tatilden ne zaman döner? Param yetecek mi? İstanbul'a gitmeli mi? Neden kavga ettik? Arkadaşlarıma zaman ayırıyo muyum? Götümde mi patlayacak hepsi? Neden bu kadar uyuşuğum? Neden bu kadar yabaniyim? Karnımın ağrısı tekrar başlayacak mı?
.....
diye diye devam ederken ipod umda bir şarkı çalmaya başladı. İnişleri, çıkışları, endişesi, tutkusu, huzuru, huzursuzluğu öyle örtüştü ki kendi iç seslerimle, bi harmoniye kapılıp hepsi tek tek birbirini götürdü sanki. Yaydığımız titreşimler tek bi tınıda birleşti ve sessizlik doldu beynime. Orijinal kaydını bulun derim ; yine de canlı performans da fena değil hani, buyrun.
*Vidyoyu tekrar izledim de kesinlikle studyo kaydı bambaşka. Canlıyı siktiredin. Jim in sesi, gitarın tonu falan.. faağlan.
*lavyu
. Sel 1 çığırtkan
Lady Danger
bir tek kırmızım vardı mutlu olduğum. bir buçuk yıl gıdım gıdım kullandıktan sonra dior'un bu rengi paletinden kaldırdığını öğrendim. yerine abuk subuk 15 marka denedim ama hiç mutlu olmadım. pembeyi nasıl kırmızı diye satarsınız diye kendimi yiyordum. artık umutlarımı yitirmiştim. ta ki...
izmir'e mac açılsın ve amerika'daki kadar ucuz olsun istiyorum. dinimiz amin.
from:chicintuition
. Sel 2 çığırtkan
Radiohead de dinlerim ki ben.
yaz okulu başlayacak haftaya.
annem tatile gidecekmiş.
twitter boka saracak.
blog sardı bile.
rock-a ya gittik geldik, hızlıydı.
fotoğraf çekemedim.
para lazım.
gitar çalmak istiyorum, istanbul'a gitmek istiyorum, olimpos'a gitmek istiyorum.
şimdi hiçbirini istemiyorum.
en yakın arkadaşım yok benim.
sevgilim var.
satır başlarını sevmiyorum.
kitap okusam günlerce başka hiçbişeyi düşünmeden...
black books indirdim, takılıyo izlerken.
black books'un başrolündeki kitapçıya çok yakın hisler besliyorum.
it crowd un bikaç sezonu daha çekilmeli bence.
aslında artık bilgisayarları sevmiyorum.
şu aralar severek yaptığım hiçbirşey yok.
karpuz yiyorum.
kimseyi aldatmadım.
kendimden başka,FALAN.
michael jackson'ı çok severdim ben.
barış manço'yu da çok severdim.
do you remember the time?
insanların beni tanımadan sevmesi ne enteresan değil mi?
bir de tanımadan leşlik yapanlar var.
sensin kabak çiçeği.
beni en çok seven ne kadar seviyo acaba?
herkesin sevgi eşiği farklı.
pursuit of happyness da ne kadar ağlamıştım ben lan.
hayır anne, kedim sana "anne" diye gelip ağlamıyor.
çocuk gibiyim aslında.
çocuğum ben.
with a child’s heart, go face the worries of the day.
michael i'll miss you.
çok fazla kişi ölüyor.
sosyo-analizlerime çok güvenirim.
otostopçunun galaksi rehberinde sorunun cevabını en baştan bilen ama susan paranoid android gibi hissederim kendimi sık sık.
depresyona girmem, sadece bezerim.
karşımdaki insanlara hiç ağlamam.
babamın cenazesinde ve sonraki 3 günde ağlamadım.
sonra durmadım.
zayıfmışım ama yanaklarımdan dolayı insanlar beni şişman sanıyolarmış.
"selcen sen zayıfladın mı?" "selcen sen uzadın mı?"
dikkatim dağıldı, yeter bu kadar yazı.
alın size yazı.
bu blogda yazı yok.
aha var.
bye.
. Sel 4 çığırtkan
Head Over Feet Post
Sel:
hath 5 dakka beni sev
¿:
lav yu lan
¿:
iyi ki varsın
¿:
seni o kadar seviyorum ki
¿:
bazen nasıl lan diye şaşıyorum
¿:
gülümseyince böyle dibimde içim kıpır kıpır oluyor
¿:
oha cidden şanslıyım ben diyorum, seviniyorum
¿:
diyorum ki
¿:
iyi iş başarmışım ben bunu tavlayarak
¿:
lan diyom yanaklara bak yerim ben bunu
¿:
bi de akıllı akıllı laflar ediyon o zaman da çok seviyom
¿:
aşıkım sana hatta
¿:
saçlarını da boyadın mis gibi oldun
¿:
ben götüm gibi oldum
¿:
teşekkür ederim hala benimle beraber olduğun için selcen abla
¿:
seni yüzüstü bırakmıycam
¿:
çok iyi bi sevgili olucam senin için
¿:
seni haketmek kolay değil
¿:
her babayiğidin harcı değil
¿:
kolay mı sandın lan
¿:
kolay mı sandın?
¿:
sana diyom lan
¿:
yarak
¿:
cevap ver
¿:
göt
¿:
slfhalkghjaslga
. Sel 0 çığırtkan